Friday, November 09, 2007

değişim...


Sınırsız yaratıcı, başarılı, paralı, güçlü, bilgili, heyecan dolu, sorunsuz, güvenilir kolay bir yaşam mümkün mü? Değişim isteği seçmek değil midir? Olumsuzu olumluyla değiştirmek. Ne istediğini bilmek ve ona doğru bilinçli bir şekilde ilerlemek. Çevremizi sarmalamış anlamsız binlerce ilişki ağı içinden doğruyu seçmek ve ona doğru ilerlemek.

Bilinç ‘olan’ içinden seçmeye çalışılır.
Olan görmezden gelinip, umursanmayabilir. Kaçıp uzaklaşmaya da çalışabiliriz. Ama onu değiştiremeyiz. Eğer olan düzensizlik içindeyse, seçilen de kaçınılmaz biçimde düzensiz olmak zorunda. Yaşamsal düzen nasıl sağlanır? Bilinç düzensizlik içindeyse bulgulamaya, bulgulaymazsa biçimlemeğe çalışır. Oysa umut, umutsuzluk, korku, yargı gibi kurnaz akıl oyunlarına baş vurmadan olanı yalnız bırakabilsem ve değişim gereği duymaksızın izlesem ne olur? Eğer seçim ve seçmeğe ilişkin herşeyi kendi haline bırakmayı başarabilirsem, olanı sorgulamaya, öğrenmeye, olumlu-olumsuz yanlarını fark etmek için gerekli enerjiyi elde etmiş olmaz mıyım?


ab, Kas. 2007

Labels: , , , , , , ,