Monday, March 18, 2019

16 Mart

Sezgi anın içindedir. Birinin doğru veya yanlış söylediğini hissetmek sezgi değil midir? Sezgi başı sonu olmayan görme halidir. Belki bir başlangıç noktası hissedilir ancak sonlanmaz. Doğru ve yanlış hissedildiğinde, daha doğrusu ikisinin düşünceden kaynaklandığı bulgulandığında sorgulama, izlem ve öğrenme yaratıcılık kazanır. Sezgi, aydınlanma, tamamlanmış olan veya gerçek -nasıl adlandırıldığının önemi yok- tektir. Sezgi tarif edilemez; hissedilir. Zeki, kurnaz, çıkarını kollayan bilinç hissedemez. Gerçek ortaya çıktığında kurnaz kollayıcının 'ben' olduğu hissedilir. Benin işleyişi anlaşılmadan sezgi tamamlanmış olmaz.

Bilinç; sezgisinin yıllar önce başladığından, ancak sözü edilen eksiksiz görebilmenin henüz gerçekleşmediğinden yakınır. Gerçeğin açığa çıkmasını engelleyen 'ben' duygusu değil midir? Ben kırk-ellibin yıl öncesi başlamış kurgusallıktır. Düşünce, ben, kurgusallık asla ve asla gerçeği göremez.

ab, ist. 16 mart 19

Labels: , , ,

0 Comments:

Post a Comment

Subscribe to Post Comments [Atom]

<< Home